İçeriğe geç
Mersin Basın

Gündeme sade, sakin ve anlaşılır bakış

Eğitim Gündemi

Çocuklar İçin Verimli Bir Ders Çalışma Ortamı Nasıl Kurulur?

Ders veriminde belirleyici olan süre değil ortamdır. Masa konumundan aydınlatmaya, ergonomiden dikkat dağıtıcıları yönetmeye kadar uygulanabilir öneriler.

İpek Sarıgül 4 dk okuma

Bir çocuğun ders çalışma verimi, çoğu zaman çalışma süresinden çok çalıştığı ortamla ilgilidir. Aynı çocuk, dikkatinin sürekli bölündüğü bir masada iki saatte çok az yol alırken, sade ve düzenli bir alanda kırk dakikada aynı işi bitirebilir. Ev içinde bunun için ayrı bir odaya ya da pahalı mobilyalara ihtiyaç yoktur; belirleyici olan alanın nasıl kurulduğu ve nasıl kullanıldığıdır.

Çalışma ortamı kurmak aynı zamanda bir planlama işidir. Masa, sandalye, aydınlatma ve kırtasiye ihtiyaçları yıl içinde tek seferde değil dönem dönem ortaya çıkar; bu kalemleri önceden öngörmek işi kolaylaştırır ve çocuk giderleri için yıllık plan kurmak bu açıdan pratik bir yaklaşımdır. Aşağıda verimli bir çalışma alanının hangi unsurlardan oluştuğunu ele alıyoruz.

Sabit bir yer, değişken bir yerden iyidir

Çocuğun her gün aynı yerde çalışması, o alanı zihinsel olarak derse bağlar. Bir gün mutfak masasında, bir gün yatakta, bir gün salonda çalışmak her seferinde yeniden odaklanmayı gerektirir. Alan küçük olsa bile sabit olmalıdır. Yatakta çalışmak özellikle sorunludur; hem duruş açısından yorucudur hem de uyku alanıyla ders arasındaki ayrımı bulanıklaştırır.

Masa yüzeyini boşaltın

Görsel karmaşa, dikkati sürekli olarak küçük parçalara böler. Masada yalnızca o an çalışılan derse ait materyal bulunmalıdır. Diğer kitaplar, oyuncaklar, biblo ve kablolar görüş alanının dışına alınmalıdır. Bu kural yetişkinler için de geçerlidir, ancak dikkat kontrolü henüz gelişmekte olan çocuklarda etkisi çok daha büyüktür.

Işık yönü ve türü fark yaratır

Yetersiz aydınlatma göz yorgunluğuna ve çabuk sıkılmaya yol açar. En iyi çözüm gün ışığından yararlanmaktır; masayı pencereye dik konumlandırmak, hem doğrudan güneşin ekrana vurmasını engeller hem de yeterli aydınlık sağlar. Akşam çalışmalarında tavan aydınlatmasına ek olarak bir masa lambası gerekir. Sağ elini kullanan bir çocukta lamba soldan, sol elini kullanan bir çocukta sağdan gelmelidir; aksi hâlde el kendi gölgesini defterin üzerine düşürür.

Sandalye ve masa yüksekliği büyümeye göre değişir

Çocuk oturduğunda ayakları yere basmalı, dizler yaklaşık dik açı yapmalı ve dirsekler masa yüzeyiyle aynı hizada olmalıdır. Ayakları boşta kalan bir çocuk sürekli kıpırdanır ve bunun nedeni çoğu zaman ilgisizlik sanılır. Ayak desteği koymak basit bir çözümdür. Çocuklar hızlı büyüdüğü için bu ölçüler yılda en az bir kez kontrol edilmelidir; yüksekliği ayarlanabilen sandalyeler bu açıdan uzun vadede daha ekonomiktir.

Ekranı görüş hattına göre konumlandırın

Tablet ya da bilgisayarla yapılan çalışmalarda ekranın üst kenarı göz hizasında ya da biraz altında olmalıdır. Masaya düz konulan bir tablet, boynun sürekli öne eğilmesine yol açar. Basit bir tablet standı ya da altına konan birkaç kitap bu sorunu çözer. Ekran mesafesi genellikle bir kol boyu kadar olmalı, parlaklık ise odanın aydınlığıyla uyumlu ayarlanmalıdır.

Telefonu ve bildirimleri alanın dışına çıkarın

Sessize alınmış bir telefon bile masada durduğu sürece dikkati çeker. Çalışma süresi boyunca telefonun başka bir odada bulunması, en etkili tek müdahaledir. Ders için bilgisayar gerekiyorsa, gereksiz sekmelerin kapatılması ve bildirimlerin kapatılması gerekir. Bu kuralı ev genelinde uygulamak, çocuğa tek başına dayatmaktan çok daha kolay kabul görür.

Çalışma süresini yaşa göre bölün

Küçük yaş gruplarında kesintisiz odaklanma süresi oldukça kısadır. İlkokul çağındaki bir çocuk için yirmi dakikalık bölümler ve aralarda beş dakikalık gerçek molalar, uzun tek bir oturumdan çok daha verimlidir. Molada ekrana bakmak dinlenme sağlamaz; ayağa kalkmak, su içmek ve pencereden uzağa bakmak daha işlevseldir. Ortaokul ve lise düzeyinde bölümler kademeli olarak uzatılabilir.

Malzemeye ulaşmak kolay olsun

Kalem, silgi, cetvel ve defterlerin her çalışma başında aranması, hem zaman kaybettirir hem de odaklanma öncesi bir engel oluşturur. Masanın yanında ya da çekmecesinde sabit bir düzen kurmak, bu kaybı ortadan kaldırır. Ders bazlı ayrılmış klasörler, ödev ve sınav takibini de kolaylaştırır. Malzemelerin yerine konması, çalışmanın son adımı olarak alışkanlık hâline getirilmelidir.

Gürültüyü yönetin, tamamen yok saymayın

Evde mutlak sessizlik sağlamak çoğu ailede mümkün değildir. Önemli olan ani ve konuşma içeren seslerin azaltılmasıdır; arka planda süren televizyon en bozucu etkendir çünkü zihin konuşmayı ister istemez takip eder. Ders saatlerinin evdeki genel düzenle uyumlu belirlenmesi, hem çocuğu hem diğer hane üyelerini rahatlatır.

Görünür bir plan tahtası kurun

Haftalık ders programı, teslim tarihleri ve sınav günlerinin masanın yakınında görünür biçimde durması, çocuğun kendi işini takip etmesini destekler. Bu, ebeveynin sürekli hatırlatma yapma ihtiyacını da azaltır. Tamamlanan işleri işaretlemek, ilerlemeyi somut hâle getirdiği için motivasyonu artırır.

Alanı çocukla birlikte kurun

Hazır kurulmuş bir düzeni benimsemek, katıldığı bir düzeni benimsemekten zordur. Masanın nereye konacağı, hangi kutunun neye ayrılacağı gibi kararlara çocuğu dahil etmek, alanın sahiplenilmesini sağlar. Düzenin ara ara birlikte gözden geçirilmesi de yararlıdır; sınıf değiştikçe ihtiyaçlar değişir ve bir yıl önce iyi çalışan düzen artık yetersiz kalabilir.

İyi kurulmuş bir çalışma alanı, tek başına başarıyı getirmez ama başarıya giden yolu belirgin biçimde kısaltır. Dikkat dağıtıcıları azaltılmış, ergonomisi doğru ve düzeni öngörülebilir bir masa, çocuğun her gün yeniden verdiği "başlama" kararını kolaylaştırır. Zamanla bu kolaylık, ders çalışmayı bir mücadele olmaktan çıkarır.